Prens Adaları’nın En İhtişamlısı Büyükada

Prens Adaları’nın En İhtişamlısı Büyükada

Ada kelimesi her zaman etkiler. Farklıdır çünkü… Ulaşım sağlama yöntemi bile farklı… Mecburen ya deniz ya da hava yolu kullanmak zorundasınız. Tabii ki gittiğiniz ada da güzelse o zaman gezinin keyfine doyulmuyor.
Bu sefer rotamız Büyükada…

Faytonları, bisikletleri ile araçtan uzak, kendine münhasır bir yer…

Bursa’dan Büyükada’ya nasıl gidilir? diye soracak olan olursa. Aslında birkaç yolu var. Bunlardan birisi Yalova’dan Kartal, Kartal’dan Büyükada.
Benim tercih ettiğim ve daha az aktarmalı olan, Yalova’dan Dentur Avrasya’nın Büyükada ve Heybeliada’ya giden gemisi.

Sabah Yalova’dan saat 10:30’da biniyorsunuz, 11:45’te Büyükada’dasınız. Büyükada sonrası da Heybeliada’ya geçiyor. Akşam dönmek isteseniz de saat 18:15’te sizi bıraktığı limandan alıyor. Şimdilik seferler sadece Pazar günü. 24 Haziran’dan sonra her gün… Önceden bilet alamıyorsunuz, ama gemi 1000 kişilik ve yer kalmaması gibi bir sorun yok.


Güzel deniz kokan bir yolculuk sonrasında sizi tarihi yalılar ile bir ada karşılıyor. İskelede indikten sonra yüzünüz adaya dönükken sol tarafınız boydan boya balıkçı restoranları. Karşıda oteller ve cafeler var. Hemen karşınıza bir tane küçük tezgahta şapka satan yaşlı bir amca çıkacak. Bence bir şapka alın. Hem sıcaktan korur, hem de hatırası olur. Şapkacıdan Atatürk heykeline doğru yürüyüp orada bulunan merdivenlerden bir üst caddeye çıkıyorsunuz.

FAYTON İLE ADA TURU

Üst cadde faytonların alanı. Orada da balık restoranlar, dükkanlar bulabilirsiniz. Bence fayton ile bir ada turu atmalısınız. Kısa ve uzun tur olarak değişiyor. Karar sizin. Ama gerçekten ehli birine denk gelirseniz size tur attırırken aynı zamanda adayı tanıtır. Ben şanslıydım. Faytoncu Cengiz beyin faytonuna denk geldim. Plaka 046. Kesinlikle tavsiye edilir. Güzel bir şehir turu yaparken tepede bir cafe de mola verdik. Cennet gibi bir bahçe. İster çay ya da kahve için, isterseniz alt tarafa inip manzara da fotoğraf çekinin. Yaklaşık 15 dakika mola veriyorlar. Ben fayton da sürmenin keyfine vardım. Cansu ve Canan’a (Atlara) şeker yedirip, onlar ile bir bağ yakaladım. Gerçekten hassas hayvanlar.

Prens adaları içinde en görkemli olarak anılan Büyükada’nın bu lakabı hak ettiğini anlamak hiç de zor değil. Eski adı Prinkipos olan Büyükada iki tepenin arasında kalan, tarih boyu ünlü devlet adamlarının sürgün edildiği, Türk ve Rum aydınlara ev sahipliği yapan bir yer.
Yabancı turist sayısı gerçekten çok fazla.
Fayton sizi aldığı yere bırakıyor. Sonrasında size yemek yemek ve gezmek için fazlasıyla zaman kalıyor. Küçük bir hatırlatma, eğer fotoğrafları cep telefonu ile çekecekseniz mutlaka yanınızda Powerbank bulundurun. Çünkü telefonu gezerken şarj etmeniz zor.


Eğer yokuş çıkmak zor gelmeyecekse Aya Yorgi Kilisesi ve Manastırı’nı görmenizde fayda var. Ama dua etmek istiyorsanız 23 Nisan – 24 Eylül tarihleri arasında dua ediliyor. Aya Yorgi’ye yürüyerek çıkmak “yarı hac” olarak görülüyor. Kısa bir hatırlatma Aya Yorgi Kilisesi’nin gerçekten uzun ve dik. Belki de bu yüzden yarı hacı sayılıyorsunuz. Yürümek yerine Kilise’ye çıkmak için bekleyen eşekleri de deneyebilirsiniz.

KIYI RESTORANT’TA YEMEK MOLASI

Temiz hava acıktırıyor ki, zaten adaya gitmişken deniz mahsullerinin tadına bakmamak haksızlık olur. Siz de benim gibi deniz ürünlerini çok sevmiyorsanız, balık restoranların da dilediğiniz eti de bulabilirsiniz.
Ben size yukarıda yer alan balık restoranlarından daha çok, limanın sol tarafında kalan sıralı restoranları tavsiye ederim. Her şeyden öte deniz kenarında yemeğinizi yeme şansınız var. En güzel taraflarında birisi de martılar sizinle birlikte yemek yiyor. İnsanlara fazlasıyla alışmışlar. Ben size yan yana olan restoranlardan sona doğru ilerlerken Kıyı Restorant’ı öneriyorum. Tüm çalışanları ile gerçekten samimi ve yardımcılar. Sakin sakin yemeğinizi yerken denizi izleyip, arkasından ikram edilen çayınızı, kahvenizi içebilirsiniz.

Tabi bu kadar gezi ve yemekten sonra saat de ilerliyor. Her güzel şeyin bir sonu var. Yavaş yavaş iskeleye doğru ilerleyip, saat 18:15’te gelecek gemiyi beklemeye başlayabiliriz. Temiz havanın da sizi çarpması ile güzel bir yorgunluk içinde gemiye binerek denizi izleyip, Yalova’ya ve sonrasında Bursa’ya dönüş…
Yeni rotalar bizi bekler…

 

canseloruc

Son Yazılar
Yorum ( 1 )
  1. Necmiye Güler
    14/06/2017 at 4:28 pm
    Cevapla

    Çok güzel anlatmisiniz
    Cansel hanim, Yıllar evvel tur ile gitmiştim, tüm hatıralarım gözümün önünde canlandı.
    Teşekkürler

Bir cevap bırakın